FANDOM



Aleksandra'nın Rutenya'daki küçük köyünde mutlu bir hayatı vardır. Leo adında bir genci sevmekte; annesi, babası ve kız kardeşi ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Ta ki bir gün kilisede ailesi ve tüm köy halkıyla birlikte ayin yaparken Tatarlar köylerini basana kadar. Tatarlar Aleksandra'nın annesini, babasını ve kız kardeşini öldürürler, Leo'ya ne yaptıkları bilinmez. Aleksandra'yı ise Kırım sarayına satarlar. Kırım sarayındakiler ise köle tüccarlarına onlar da Osmanlı sarayına satarlar. Aleksandra bu zor koşullar içinde her zaman direniş gösterir, doğru olduğunu düşündüğünü yapar, baş kaldırmaktan çekinmez. Arkadaşı Maria da onunla birliktedir. Osmanlı sarayına, Maria'yla birlikte cariye olarak gönderilirler. Orada da sorunlar yaratır. Hatta geldiği ilk günden Valide Sultan'ın dikkatini çeker ve yanına çağrılıp ilk azarını işitir. Herkese isyan eder hiçbir denileni yapmaz. Bir gece rüyasında ailesini görür. Annesi ve babası ona intikamlarını almalarını söylerler. O günden sonra Aleksandra biraz daha değişir. Eğitimine önem verir ve Kanuni'nin gözüne girmeye çalışır.

Saraydaki İlk YıllarıEdit

Bir gün Kanuni, sarayın harem bölümünden geçerken tüm cariyeler başlarını eğip beklerken, Aleksandra Kanuni onun önünden geçtikten sonra Sultan Sülüman diye bağırır. Kanuni hemen arkasını döner. Herkes hünkarın kızmasını beklerken o Aleksandra'nın güzelliğine hayran kalır ve onun önüne gider ve dikkatlice yüzüne bakar. O anda Aleksandra yere yığılıp bayılmak üzereyken Kanuni onu sıkıca tutup kavrar. Bir süre bayılan Aleksandra'nın yüzüne baktıktan sonra ancak Sümbül Ağa ve Nigar Kalfa'yı çağırabilir. O anda Aleksandra'nın kaderi değişir işte. Aleksandra uyandığın Sümbül Ağa, Nigar Kalfa ve Daye Hatun ona biraz kızarlar. Onlar gittikten sonra arkadaşı Maria'yla konuşmaya başlayan Aleksandra aslında yalandan bayıldığını söyler. Tek amaç sultanın ilgisini üzerine toplamaktır.

Muhteşem-yüzyıl-hürrem-sultan

Aleksandra (Hürrem), Kanuni'ye raks ederken.

O günden birkaç gün sonra Valide Sutan, oğlu için bir raks eğlencesi düzenlemek ister. Bu iş için cariyeleri İbrahim seçer. Kanuni'nin, Aleksandra'ya olan ilgisini bildiği için onu ve arkadaşı Maria'yı da seçer. O gece için Aleksandra çok çalışır raks etmeyi iyice öğrenir ve çok güzel süslenir. Sonunda vakit gelir ve bütün cariyeler Kanuni'ye raks etmeye giderler. Hepsi birden dans ettikten sonra Aleksandra'nın solosu başlar. Kanuni, ona birkez daha hayran kalır. O akşamın sonundada ona mor mendili verir. Mor mendili alan Aleksandra'nın sevincine diyecek yoktur.

Ertesi gün Aleksandra has odaya gitmek için hazır olmuştur. Ancak Valide Sultan, Aleksandra'yı sevmemekte ve onun oğluyla yakın olmasını istememektedir. Bunun için Mahidevran Sultan'ı hazırlatır ve halvete Aleksandra yerine Mahidevran Sultan gider. Bunu gören Kanuni önce biraz bozulmuş ama sonra Mahidevran'ı kırmamak için sesini çıkarmamış ve o gecesini onunla geçirmiştir. Aleksandra'nın ise sinirine diyecek laf yoktur. Sultan beni bekler diye tutturmuştur ama nafile. Ertesi gün Aleksandra tekrar hazırlanmış ve bu defa halvete girmiştir. Kanuni Sultan Süleyman'ın sevgi ve ilgisini birkez daha kazanmıştır. İki gün halvette kalınca bu Mahidevran Sultan ve Valide Sultan'ın sinirlerini bozmaya başlamıştır. İki günün sonunda halvetten çıkınca Aleksandra biraz havalanmıştır ve sultanın gözdesi olduğu için gözde cariye Ayşe Hatun'un dairesine taşınmıştır.

10711

Aleksandra parmağında yüzüğüyle.

Kanuni Sultan Süleyman, yüzük yapmak vb. gibi el işleriyle de uğraşırdı. Bir gün de zümrüt bir yüzük yapmıştı. Mahidevran halvete gittiğinde bu yüzüğü görmüş ve çok beğenmiştir. Sultanın yüzüğü onun için yaptığını düşünmüştür. Sultandan da öyle olduğunu söylemiştir. Ancak sonra Kanuni bu yüzüğü Aleksandra'ya vermiştir.

Bu arada da Mahidevran'ın hamile olduğu öğrenilmiştir. Yüzüğü Aleksandra'nın parmağında görünce bunu kendine dert edinmiştir. Kanuni, kendini tebriğe geldiği zaman yüzüğü neden ona verdiğini sorduğunda Kanuni'den Öyle uygun gördüm. cevabını alınca iyice yıkılmıştır. O gece Aleksandra yine halvete gitmiştir. Süleyman onu Müslüman yapmıştır. Ona güldüren, neşelendiren anlamına gelen Hürrem ismini vermiştir. O gece Mahidevran Sultan kederinden bebeğini düşürmüş ve çok üzülmüştür. Çünkü tekrar bir çocuk doğurursa Kanuni'nin onu tekrar seveceğini düşünmüştür. Bebeğini düşürdükten sonra koridorda yürürken Hürrem'in halvetten çıktığını görünce çok sinirlenmiş ve onu yüzüne bakılamayacak şekilde dövmüştür. Onları Sümbül Ağa, Nigar Kalfa, Daye Hatun ve Mahidevran'ın cariyesi Gülşah hatun o halde bulmuştur. Daye Hatun kimseye söylenmemesi konusunda herkesi tembihlemiştir ve bir süre Kanuni'nin bu olaydan haberi olmamıştır. Hürrem Hatun'a dairesinde bakılmaya başlanmıştır ama daha sonra Kanuni halvete çağırdığında ne yapılacağını kimse bilmemektedir. Valide Sultan da bu durumu kimseye söylememiş ve Mahidevran'ı korumuştur.

Hurrem-sulo 1

Hürrem, Mahidevran'dan dayak yedikten sonra.

Daha sonra Kanuni, Hürrem'i halvete çağırmıştır ancak Hürrem gitmem demiştir. Sonra Kanuni bu duruma sinirlenerek yanına gitmiş, yüzünün halini görmüş ve bunu Mahidevran'ın yaptığını öğrenmiştir. Sonra ise o anda Mahidevran'la ilişkisini kesmiş ve Hürrem'e kendisi bakmıştır.

Bu olaydan sonra da Mahidevran Sultan, Kanuni'ye gerçekten aşık olduğu için yüzük olayı devam etmiştir. Gülşah haremden Ayşe Hatun'la anlaşma yapmış ve ondan boş bir anında Hürrem'in yüzüğünü çalmasını istemiştir. Ayşe Hatun denileni yapmıştır ve yüzüğü Mahidevran Sultan'a götürmüştür. Bu olay Sultan'ın kulağına kadar gitmiştir. Pargalı İbrahim de yüzüğü çalanı aramaktadır. En sonunda Gülşah vb. bir sürü kişiyi soruşturduktan sonra Ayşe Hatun'u da soruşturur ve olay açığa çıkar ama hünkarın haberi olmaz. Mahidevran Sultan'ın odasından yüzüğü alırlar ve başkası çalmış gibi göstererek Hürrem'e geri verirler.

Haseki Sultan OluşuEdit

Hurrem-ikinci-kez-mi-hamile-video-2561671 o

Hürrem, Şehzade Mehmet'e hamileyken.

Bu vb. birçok olaydan sonra Valide Sultan artık Hürrem'den kurtulmak ister ve onu Lala Kasım Paşa'nın oğlu Batur Bey'le başgöz etmeye karar verir. Bir gün Hürrem'i yanına çağırır ve ona gül toplattırır. Bu sırada Kanuni Sultan Süleyman, Budin seferindedir. Hürrem'i gören Batur Bey çok beğenir ve onunla evlenmek ister. Valide Sultan o akşam yine Hürrem'i eğlenceye çağırır. Mahidevran da Hürrem'den kurtulacağı düşüncesiyle çok mutludur. Hürrem topladığı gülleri Valide Sultan'a verip biraz oturduktan sonra Daye Hatun, Valide Sultan'dan izin aldıktan sonra çıkarlar. Hürrem dışarıya çıktıktan sonra Valide'nin kendisini Batur Bey'le başgöz ettiğini öğrenir ama bunu istemediği için hamile olduğunu bilmemesine rağmen hamile olduğunu söyler. Yani Hürrem aslında o zaman yalan söylemiştir. Bütün harem ağaları, kalfalar ve Valide Sultan da bunun yalan olduğunu düşünmektedir. Sonunda zorla da olsa (çünkü Hürrem'de yalan olduğunu düşünmektedir.) hekim kadın Hürrem'i muayene etmiş ve gerçekten hamile olduğu ortaya çıkmıştır.

Kanuni seferden döndükten sonra ona özel ilgi göstermeye devam etmiştir. Hürrem çocuğun erkek olup olmayacağını bilmemesine rağmen sürekli şehzadesi olacağını söylemiştir.

Hamile olduğu sırada Mahidevran Sultan tekrar çok üzülmeye başlamıştır. Hünkar tatlı yemeyi sevmediği için o gece Hürrem has odadayken yine Gülşah aracılığıyla Hasibe isimli bir kıza tatlının içine zehir koydurmuştur. Zehirlenen Hürrem büyük acılar içinde kıvranmaya başlamıştır. Çocuğun sağlığı da tehlikededir. Yine Kanuni'nin özel ilgisi ve çabalarıyla Hürrem kurtulmuştur. Mahidevran ise hayal kırıklığına uğramıştır.

Zehri kimin koyduğu araştırılırken, Hasibe, Gülşah'a diklenmeye başlar. Çünkü, Gülşah, Hasibe'ye Hürrem'in sadece cırcır olacağını söylemiştir. Bunun üzerine Gülşah, Hasibe'nin gerçekleri söylemesinden korkmuş ve onu yastıkla boğarak öldürmüştür.

Pargalı ise zehri koyanı ararken her zamanki gibi Mahidevran'ı korumak istediği için ilk önce o Gülşah'ı çağırmış ve konuşup doğruları öğrenmiştir. Pargalı gerçeği Kanuni'ye söylemese bile Kanuni her şeyi zaten anlamıştır. Mahidevran Sultan'la konuşmaya gittiği sırada Şehzade Mustafa uykusundan uyanmış ve annesine gördüklerini anlatmaktır. Kanuni içeri girdiği sırada Mahidevran, Mustafa'ya ailesiyle ilgili iyi şeyler söylemeye başlamıştır. Kanuni'de oğluna kıyamayıp Mahidevran'a bir şey söylemeden çıkıp gitmiştir.

Hurrem-sehzade3

Hürrem, Şehzade Mehmet ve Nigar Kalfa.

Hürrem'in doğum vakti geldiğinde ilk doğan çocuk Şehzade Mehmet yani erkek olmuştur. Hürrem'in keyfine diyecek yoktur. Çocuğun erkek olmasıyla Hürrem'in Valide Sultan olabilmek için eline bir umut geçmiştir.

Birkaç ay sonra Hürrem tekrar hamile kalmıştır. Yine çocuğun şehzade olmasını beklerken kız doğunca hayal kırıklığına uğramış hatta ilk kızı Mihrimah Sultan'ı (Valide Sultan bebek çok güzel olduğu için güneşle ayın birleşmesi anlamına gelen bu ismi bebeğe koymuştur) istememiştir. Anacak daha sonra kızını benimseyip çok sevmiştir. Hürrem daha sonra Şehzade Selim, Şehzade Beyazıd ve Şehzade Cihangir isimlerinde üç şehzade daha dünyaya getirmiştir.

İbrahim İle DüşmanlığıEdit

Muhtesem-yuzyil-sezon-finali-21-haziran-2011-35008h-1-

Hürrem, İbrahim ve Leo

Hürrem, İbrahim'den oldum olası hoşlanmamıştır. Bir gün İbrahim henüz hasodabaşı iken Hürren, Kanuni'yi görmek istemiştir ve İbrahim kabul etmemiştir. Sinirlenen Hürrem, İbrahim'i tehtid ederek kızdırmıştır. Bu olaya kafayı takan İbrahim, Hürrem'i düşman bellemiştir. Zaten Mahidevran ve Mustafa'yı daha çok seven İbrahim o günden sonra desteğini onlardan hiç esirgememiştir. Her zaman Hürrem'in bir açığını kollayan İbrahim, Leo'nun Hürrem'e yazdığı aşk mektubunu Nigar Kalfa'nın üzerinde yakalayınca her şeyi öğrenmiş ve Hürrem'i mahfetmek için eline bir fırsat geçmiştir. Leo'yu yakalayan İbrahim onu bülbül gibi konuşturmuş ve ve Hürrem'le tüm yaşadıklarından haberdar olmuştur. Hürrem ve Leo'yu yüzleştiren İbrahim ortaya zehirli lokumlar koyup 'Biriniz bunları yiyip ölecek, kim olacağına siz karar verin demiştir. Leo, Hürrem'i kurtarmak için lokumları yiyip intihar etmiştir. Bu olanlardan sonra Hürrem, İbrahim'i en büyük düşmanı bellemiş ve onu yok etmek için elinden gelen her şeyi yapmaya başlamıştır. Onu zehirlemiş ve okla vurdurtmaya çalışmış, seferler sırasında ölmesi için dualar etmiştir. Tüm bunlara rağmen hayatta kalan İbrahim gittikçe yükselmekte ve sürekli yeni yetkilere sahip olmaktadır. Bu durum Gülşah'ın Hürrem'e Nigar ve ibrahim hakkındaki gerçeği anlatana kadar sürer. Hürrem, Hatice Sultan'ın her şeyi öğrenmesini sağlar ve böylece İbrahim'in çöküşü başlamış olur.

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki